Müzikte Yeni Bir Tarz : Samimiyet

Son zamanlarda popüler kültüre ait olmayan ancak yavaş yavaş bazı çevrelerce moda haline gelmeye başlayan bir müzik tarzı oluşmakta.

27 Mart 2012 Salı

Egzistansiyalizm - Varoluşçuluk

albert camus ve jean paul sartre en bilindik savunucularıdır. şahsımca camus'un yabancı adlı romanı varoluşçuluğu en iyi anlatan eserdir. zaten mahlasım da oradan geliyor. ayrıca zeki demirkubuz'un yazgı filmi de bu kitabın uyarlamasıdır. felsefe hakkında bu filmde yardımcı olabilir. türk romanından verebileceğim en iyi örnek ise; yusuf atılgan'ın aylak adam romanıdır. hakan günday'ı varoluşçuluk felsefesiyle bağdaştıran birçok makaleye de ulaşmak mümkün ancak onun kitaplarında nihilist felsefeyle iç içe geçmiş bir egzistansiyalizm mevcut bence....

27 Şubat 2012 Pazartesi

Yabancılaşma ve Dilemma

Hayat şudur, x yaparsan y olur tanımlarına falan girmeyeceğim ama sanırım büyük bir dilemma yaşıyoruz. Biraz yabancılaşma üzerinden gideceğim ve iki farklı açıdan ele alacağım bunu. Ama öncelikle sevmediğim bir tanımlama türüyle başlayayım. Hayat galiba, yalana doğru kaçışımızı simgeliyor. Gerçeğin farkına varıyoruz, ama bunu istemiyoruz ve uzaklaşıyoruz galiba. Ya da öyle değil pek bilmiyorum.Dilemma, yabancılaşma ve gerçekten kaçışı birleştirceğim noktaya gelirsek; açılış cümlesiyle başlayayım. Yalnızlık, insana verilmiş en büyük nimetlerdendir....

6 Şubat 2012 Pazartesi

Dindar olacağıma Tinerci olurum, daha iyi!

Ahh Erdoğan, ahh! Ne zaman haberleri görsem sinirlerimi hoplatıyorsun. Demiş ki kendileri; "Yeni nesil dindar olmayıp tinerci mi olsun?" Öncelikle dinle tiner arasındaki bağlantıyı çoğu insan kuramamıştır. Ben sizin için, onların istemediği bir yönden bağlantıyı kurarım. İkisi de afyondur, insanı uyuşturur. Ama tercih yapılması gereken bir şey değildir. Hee, öyle bir zorundalık hissetseydim de, muhtemelen tineri seçerdim, dini değil.Yeni nesil dindar olmasın da şöyle mi olsun böyle mi olsun, isyan mı etsin büyüklerine. Ulan sanane lan! Sen mi karar...

31 Ocak 2012 Salı

Özben - ÇY (Oğuz Atay'a)

kaç kişi anlardı dediğini?ya da anladığı demek istediğin miydi?bir kişi olsaydı, bir kişi.yazsaydı kağıda; "oğuz atay"yalnızlığıyla gelseydi.kaç kişi anlardı bunu?ya da kaç kişi alırdı yalnızlığını yanına?bir kişi olsaydı, utanmayaydı.Utanmayaydı insanlığından.Çünkü utandı insan,yüceltti kendini.Oysa sadece aciz bir varlıktıbaşkalarına muhtaç olan.Bir kişi olsaydı, utanmayaydı.Alsaydı acizliğiniGelseydi.Gelseydi,insan olarak.Gelseydi,elindeki yazıyla;"Oğuz Atay"...

26 Ocak 2012 Perşembe

Refah Mutsuzluktur!

'belki de insan yalnızca refahtan değil,acıdan da aynı ölçüde hoşlanıyor.hatta acının mutluluk kadar yararlı olduğu bile düşünülebilir.'hemen dostoyevski'den örnek vererek başladım ki, ciddiye alınayım değil mi? İnsan sürekli mutluluğu arıyor, arıyor, arıyor. Bulamıyor mutsuz oluyor. Buluyor mutsuz oluyor. Oysa bilmiyor, mutluluk sadece aramakta...Yine dostoyevski der ki;"kolomb amerika'yı bulduğunda mutlu olmadı, ararken mutluydu."Tamam tamam çok fazla dostoyevski oldu, zaten hasta düşüncelere sahip olduğum çoktan anlaşılmıştır. Neyse mevzuyu...

13 Ocak 2012 Cuma

Deneme - ÇY

Hava giderek soğuyor, kar camdan görünüyordu. Bira ısınmadı, hep aynı kaldı. Paketteki sigara bitiyordu. Aynı zamanda çok şey bitmişti, ben bitmiştim. Bir kadın gördüm, konuşacak çok şeyi vardı ama konuşmuyordu. Konuşacak çok şeyi vardı ama konuşacak kimsesi yoktu. Kendi adıma üzüldüm. Bir kadın gördüm, konuştuk ettik. Konuşacak bir şeyimiz yoktu ama konuştuk ettik. Sarhoş bir adam geçiyordu yanımızdan. Günlerin, ayların, yılların verdiği bitkinliği atıyordu dışına, kendinden kaçarak. Geçirdiği yılları terkediyordu, sarhoş bir adam. Bir kadını...

7 Ocak 2012 Cumartesi

Ara

Final arası verdik ama ben finallere değil başka şeylere çalışmaktayım. Şunu haber edeyim dedim; finallerden sonra illuminati hakkında uzuncana bir yazı ve bir kısa film gelecek. Ama çekimleri Rize de yapacağımızdan, size ulaşması uzun sürebilir filmin. :) Kimbilir belki de yolumuz yine İstanbullara düşer.Söyleyeceklerim bu kadar. Bu süre içinde Mtv ve disney'den uzak durun. Blog Kafasını bekley...

2 Ocak 2012 Pazartesi

Sigur Ros

http://fizy.com/#s/16jyd2hiççi bir hayatın bir hiçi. anlamsızlığın içinde, anlamsız bir anlam. bilmiyorum ben mi farklı hissediyorum ama zaman duruyor, soğuk hava kesiliyor ve kendinle çok uzaklarda bir yerlerde başbaşa kalıyorsun. başbaşa kaldın ya, bir şey konuşmaya gerek yok. anlamsız. o dolmuşluğu boşaltan bir sigur ros var.kesinlikle müzik falan yapmıyorlar. yaptıkları başka bir şey. şarkı bittiğinde, sanki bir romanın son sayfasını kapatmış gibi hissediyor insan. doymuşluk, anlamsızlık, hiçlik. hiçbir şeyin şarkısı. ama tekrar tekrar açıp...